Anasayfa » FETÖ’nün dişçisi itirafçı oldu
FETÖ'de Bugün

FETÖ’nün dişçisi itirafçı oldu

fetonun-hastaneleri-markalari
FETÖ'nün dişçisi Ali İhsan Baştan

FETÖ’cü savcılar kliniğinde fotoğraf çektirmişti

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olmak suçundan hapis cezası alan diş hekimi Ali İlker Baştan, itirafçı oldu. Firari FETÖ tetikçisi Enes Kanter, meslekten ihraç edilen FETÖ’cü savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara ile çektirdiği fotoğrafı Twitter’dan paylaşmıştı. Polis ekiplerinin yaptığı incelemeler sonucu fotoğrafın Üsküdar Çengelköy’de bulunan özel bir diş kliniğinin balkonunda çekildiği belirlenmişti. Örgüt tarafından kullanıldığı tespit edilen kliniğin sahibi Baştan ise gözaltına alınmıştı. FETÖ’cü diş hekimi, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasının ardından 29 Mart 2018’de “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edilmişti. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak itirafçı olan Baştan, FETÖ elebaşı ile Pensilvanya’da yüz yüze görüştüklerini, örgüt üyelerini ücretli ya da ücretsiz tedavi ettiğini itiraf etti.

ali-ilker-bastan-cengelkoy

Celal Kara, Enes Kanter, Zekeriya Öz

29 Mart 2018’de “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edilen Ali İlker Baştan, ev hapsiyle tahliye edilmişti. Baştan’ın aynı suçtan yargılanan eşi Esma Kuris Baştan’ın ise dosyası ayrıldı ve “örgüte yardım” suçundan 1 yıl 13 ay hapis cezasına çarptırıldı. Baştan, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmayı talep ederek itirafçı olmak istedi. Yargıtaya yapılan temyiz incelemesinde etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen Baştan’ın dosyası bozularak yerel mahkemeye gönderildi. Dava, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 15 Eylül 2021’de yeniden görülmeye başlandı. Baştan, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma kapsamında ifade verdi ancak inkar taktiği uyguladı.

FETÖ’nün dişçisi örgüt elebaşıyla yüz yüze görüşmüş

İstanbul Emniyet Müdürlüğüne ifade veren Ali İlker Baştan, ifadesinde eşinin New York Üniversitesi’nde ortodonti uzmanlığı yaptığını ve bu nedenle sık sık ABD’e gittiğini, burada örgütle tanıştığını ve toplantılarına katıldığını söyledi. Örgütsel toplantılara katılan kişilerin bazılarını Türkiye’deki kliniğinde bazen ücretli, bazen de ücretsiz tedavi ettiğini anlatan Baştan, 2008 yılında örgüt elebaşı Fetullah Gülen ile görüştüğünü itiraf etti. Ramazan ayında bayramlaşma için FETÖ’cü Halit Şeker ile Pensilvanya’ya gittiklerini belirten Baştan şu ifadeleri kullandı:

“Şeker tarafından Gülen’e;

‘Hizmete çok katkısı var.’ diye tanıtıldım ve övüldüm.

Fetullah Gülen de katkılarımdan memnun olduğunu, hayır ve sevap işi yapanların her iki dünyada bunun mükafatını alacağını söyledi. Oradan ayrıldıktan sonra Şeker,

‘Hocanın hayır duasını aldın, bundan sonra bir işin olursa mutlaka görülür.’ dedi.”

Fotoğrafın hikayesini anlattı

Baştan, Türkiye’ye döndükten sonra da örgüt ile ilişiğini koparmadığını anlattı.

“Bir hastamın önermesi üzerine kızının tedavisini yaptığım sürede Zekeriya Öz muayenehaneme geldi. Bir gün Enes Kanter ve Celal Kara ile geldi. Terasta fotoğraf çektiren bu kişilerle günlük hayata dair sohbet ettik. Daha sonra Celal Kara’nın diş kontrolünü yapıp gereken tedavi hakkında bilgi verdim. Bir daha da Kara’yı görmedim. İlk başlarda bunların tamamen saf ve temiz bir yapıda olduğunu ve dine hizmet ettiklerini sanıyordum. Ancak sonraki gelişmeleri gördükten yani maskeleri düştükten sonra gerçek niyetlerinin dine hizmet olmadığını ve dini bir yapı gibi görünüp çıkar amacıyla hareket eden vatan haini olduklarını, hem dinimize hem de vatanımıza zarar verdiklerini açık ve net şekilde öğrenmiş oldum. Çok ama çok pişmanım. Gerçek niyetlerini bilmeyerek de olsa bu örgütün yapısına hizmet ve yardımda bulunmama sebep olanlardan her iki dünyada şikayetçiyim. Vatan haini olduklarını bilseydim asla yardım ve hizmet etmezdim.”

“Cezaevinde FETÖ’nün gerçek yüzünü göremedim”

Baştan ücretsiz ya da düşük ücretle tedavi yaparak dine hizmet ettiğini ve hayır işlediğini düşündüğünü ancak aldandığını söyleyerek:

“O dönemin en güçlü savcısı konumunda olan Zekeriya Öz gibi üst düzeydekiler, sporcular gibi ünlü isimlerle birebir muhataptım. Kendimi çok özel ve güçlü hissediyordum. Bu örgüt saf ve temiz duygularımı, inancımı ve geleceğimi, kariyerimi bitirerek beni mağdur etmiştir.” dedi.

Tutuklu kaldığı süreçte psikolojisinin bozulduğunu anlatan Baştan:

“Her şey alt üst olmuş, ailemi mağdur etmiş ve üzmüştüm. Neyin ne olduğunu bilmediğim ve cezaevinde sadece FETÖ’cülerle irtibat halinde olduğum bir dönemde FETÖ’nün gerçek yüzünü göremedim. Mağdur edildiğimi ve aileme haksızlık edildiğini düşündüğüm için o kızgınlıkla ‘Onlar betona yatırım yaptı, biz beyine yatırım yaptık.’ gibi söylemlerde bulundum. Cezaevinin içinde olayların gerçek yüzünü görme şansım olmadı. O dönemde ülkemize ve milletimize zararı olan sahtekar bir vatan haini olduğunu bilmiyordum ve işin aslını göremiyordum. Sayın Cumhurbaşkanımıza sonsuz şükranlarımı sunarım ki FETÖ’nün maskesini düşürerek hem bana hem de benim gibi mağdur olan birçok insana örgütün gerçek yüzünü gösterdi. Gülen’in vatan haini ve insanların dini duygularını sömüren aciz bir terör örgütünün elebaşı olduğunu anlamamızı sağladı. FETÖ’nün gerçek yüzünü göremediğim için çok üzgün ve pişmanım.” ifadelerini kullandı.

Savcı, sanığın pişmanlık içeren ifadesini yetersiz buldu

Baştan’ın ifadesinin dosyaya girmesinin ardından dava karara bağlandı. Duruşma savcısı, mütaalasında sanık Baştan’ın “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan cezalandırılmasını talep etti ve sanığın etkin pişmanlık kapsamındaki ifadesini yetersiz buldu. Son savunmasını yapan Baştan: “Söz konusu örgütün gerçek yüzünü çok sonradan öğrendim. Samimiyetle bütün bildiklerimi anlattım.” şeklinde konuştu. Mahkeme heyeti, Baştan’ın örgüt içindeki konumu, görevi ve faaliyetlerini göz önünde bulundurarak “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 9 yıl hapis cezası almasına karar verdi. Sanığın örgütün faaliyetlerine yönelik itirafları ve bu itirafların örgütün dağılmasına sağladığı veya sağlayacağı katkı ile sanığın yargılama sürecindeki davranışlarını dikkate alan heyet, cezayı 5 yıla indirdi. Heyet, sanığın yurt dışına çıkış yasağının devam etmesine, karakola imza atma şeklindeki adli kontrol tedbirinin ise kaldırılmasına hükmetti.

KAYNAK: ANADOLU AJANSI

Kategoriler