Anasayfa » Enver Altaylı FETÖ’nün Türkiye imamıyla ilişkisini kabul etti
FETÖ'de Bugün

Enver Altaylı FETÖ’nün Türkiye imamıyla ilişkisini kabul etti

Tutuklanan eski MİT mensubu Enver Altaylı, FETÖ’nün Türkiye sorumlusu Mustafa Özcan’la temasta bulunduğunu kabul etti.

Altaylı, Özcan’la Ankara’ya geldiğinde görüştüğünü ve görüşme taleplerinin Özcan’dan geldiğini, kendisinin Özcan’la görüşme talebi olmadığını söyledi.

Almanya ile görüştü

Bir dönem MİT’te görev yaptıktan sonra ayrılan ancak istihbarat dünyasında tanınan eski MİT mensubu Enver Altaylı’nın yakalanmadan önce, köyde yaşayan kız kardeşine yeni bir telefon hattı aldırıp Almanya ile görüştüğü ortaya çıktı.

Yeni hat ile sadece Almanya’da Serhat Ilıcak adlı kişiyi aradığı anlaşıldı. Hakkındaki FETÖ iddiası kapsamında Manavgat’ta yakalanan ve Ankara’da tutuklanan Altaylı, polis ve savcılık ifadelerinde ilginç bilgiler verdi. Aynı zamanda Alman vatandaşı olan Altaylı, her iki ifadesinde özetle şunları aktardı:

“1968’de MİT’e girdim. Eğitim sonrası Almanya’ya gönderildim. 1973’te MİT’ten ayrıldım. Avrupa’da Türk dernekleri kurup federasyon haline getirdim. 1977’de Türkiye’ye dönüp Hergün gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni oldum. 1980’de Türkiye’yi terk ettim. 1986’da Alman vatandaşı oldum. 1989’da Sovyetlerin dağılma sürecinde Özbekistan’a gittim. 1991’de Türkiye’ye döndüm. Cumhurbaşkanı Özal’a danışmanlık yaptım. Daha sonra Süleyman Demirel ile çalışmaya devam ettim. Demirel, Çankaya’ya çıktıktan bir süre sonra yanından ayrıldım.”

“Son bir yıldır Belfast’ta vekalet savaşları konusunda Hukuk Çatışma ve Barış Enstitüsünde çalışmalar yapıyorum. Prof. Michael Semple ile birlikte çalışıyorum. Yaptığım çalışmalar nedeniyle birçok ülkeye seyahat ettim. Finansın büyük kısmını kızım Zeynep karşılıyor. Aylık ortalama 20 bin lira gelirim var.”

Kız kardeşinden yeni hat istedi

“Torunumla yemen yerken ikametimin arandığı haberini aldım. Sağlık kontrolümü yaptırmak ve biraz dinlenmek için kız kardeşimin Korkuteli Yazır Köyü’ndeki evine gittim. İlaçlarımı aldım. İki gün kaldıktan sonra teslim olmayı planlamıştım. Ancak polisler gelerek beni gözaltına aldı. Kaçacak olsam aranan damadım Metin Can Yılmaz’ın teslim olmasını avukatım aracılığıyla istemezdim.”

“Kız kardeşimin yanına gittiğimde kendi telefonumdan arama yaparsam yerimin tespit edileceğini düşünerek kardeşim Şükran Yılmaz’a yeni bir telefon hattı almasını söyledim. Kız kardeşim yeni bir hat alarak bana getirdi. Almanya’da aradığım numara Serhat Ilıcak’a aittir. Gözaltına alındığımda aileme yardımcı olmasını talep ettim. Yeni telefon hattıyla sadece Serhat Ilıcak’ı aradım. Hiçbir farklı konu görüşmedik.”

FETÖ’nün darbe girişimine kadar böyle bir şey yapabilecek kapasitede olduğunu hiç düşünmedim. Devlet içindeki bu tür yapıları ülkem için tehlikeli bulduğum için her zaman karşı durdum. Uyarılması gerekenleri zaman zaman uyardım.

Kızını istemeye Mustafa Özcan geldi

Sadece Mustafa Özcan’la irtibatım oldu. 1990’lı yıllarda Süleyman Demirel’e Orta Asya’da danışmanlık yaptığım sırada tanıştım. Orta Asya Cumhuriyetlerinden çok sayıda öğrenci gelince yerleştirme sorunu ortaya çıktı. Ben bu konuda Demirel’i bilgilendirdim. Bana, “Seninle Diyanet’ten birisi irtibata geçecek ve yardımcı olacak.” dedi.

“Beni arayan kişi Mustafa Özcan’dı. Bana, bu öğrencilerin yurtlara yerleştirilmesinde yardımcı olacağını söyledi. Sonuç olarak öğrenciler çeşitli yurtlara yerleştirildi. Mustafa Özcan, İstanbul’da görev yapıyordu. Ancak ayda bir bazı bürokratlar ve siyasilerle görüşmek için Ankara’ya geliyordu. Ben de kendisi ile çok sık olmamak kaydıyla görüşüyordum. Görüşme talebi Özcan’dan geliyordu. Hiçbir zaman benim bu kişiyle görüşme talebim olmadı. 2005’te kızım Dilara’yı istemek için şu anki damadım Metin Can Yılmaz ve ailesi geldiğinde yanlarında Mustafa Özcan da vardı. Ben ve eşim bu durumdan rahatsız olduk.”

Damadı FETÖ’cü MİT mensubuna kefil oldu

“Damadım Metin Can Yılmaz beni aradı. MİT’ten atılan bir arkadaşının olduğunu, FETÖ’den ihraç edildiğini, üniversiteden tanıdığını söyledi. Ben de, “Örgüt ile hiç teması olmuş mu? Bir abisi, imamı var mı? Bir faaliyeti olmuş mu?” diye sordum. Damadım, “Hayır olmamış.” dedi. Benim bu konu hakkında böyle bilgim oldu.”

Tutuklanan eski MİT mensubu Mehmet Barıner’i tanımıyorum. Kendisi ile bir kez görüştüm. Bu görüşme güvenli hat üzerinden oldu. Bu görüşmede, Barıner’in öne sürdüğü “Sıkıntı yapmayın, müsterih olun. Yolculuğunuz iyi geçecek.” ifadelerini kabul etmiyorum. Yaptığım görüşmede, “Sen devletin temel kurumunda çalışan bir insansın, bildiğim bir şey varsa git kurumuna her şeyi anlat. FETÖ’ye karşı görev iste. Bu yönde çalış.” dedim.

Kaynak: Sabah

Kategoriler