Özel Haber

ABD siyasetini yönlendirmek isteyen FETÖ, Cumhuriyetçi Parti’ye 250 bin dolar bağış yapmış

ABD’deki seçimlerde açıkça Demokrat Partili Hillary Clinton’u destekleyen FETÖ’nün Cumhuriyetçi Parti’yi de boş bırakmadığı ortaya çıktı. FETÖ kurduğu paravan vakıf aracılığıyla 2018 ara seçimleri öncesi Cumhuriyetçi Parti’ye 250 bin dolar bağış yapmış.  ABD’de siyasilerin parasal ilişkilerini araştıran CREW isimli kuruluşun raporuyla ortaya çıkan bu durum, FETÖ’nün ABD siyasetini etkilemek için nasıl her fırsatı kullandığını ortaya çıkardı.

Raporun tercümesi (Raporda geçen Gülen Hareketi ifadesini FETÖ olarak değiştirdik)  

4 Eylül 2018 tarihinde Ömer Adsız isimli bir bağışçı Cumhuriyetçi Parti Ulusal Komitesi’ne dört ayrı bağış yaptı. Bağışların bir tanesi direk olarak komiteye yapılırken kalan 3 çek komitenin altındaki farklı birimler adına kesildi. Toplamda, Adsız’ın bağışları şüphe uyandırıcı bir miktar olan 250.000$ tutarını buluyor. Bu bağışlar Adsız’ı “elit” kategorisine sokuyor. Bu miktarla Ömer Adsız, 2018 seçimleri döneminde (Kongre Ara Seçimleri) Cumhuriyetçi Parti’ye en yüksek miktarda bağış yapan 50 bağışçının arasına giriyor. Bu orandaki alışılmışın üzerindeki miktardaki bağışlarda Cumhuriyetçi Parti Komitesi’nin ya bağışı geri çevirmesi, ya da bağışın kaynağı için detaylı bir araştırma yapması gerekiyor.

“Adsız” oldukça enteresan bir bağışçı profiline sahip. Söz konusu bağıştan önce hiçbir elle tutulur politik bağış kaydı yok. Gelir kaynağı ise belirsiz ve kayıtlar resmi olarak çalıştığı son isten 2016’da ayrılmış olduğunu gösteriyor. Bağış yapmak için 2018’de Seçim Komisyonu’na verdiği bilgilere göre Adsız bir limited şirketi sahibi olarak görünüyor. Şirketin ise kayıtlarda hiçbir ticari faaliyeti görünmüyor.

Fakat Adsız’ın önemli bir özelliği bulunuyor. O da Türkiye’de hükûmeti devirmeye kalkışmakla suçlanan, elebaşı Fetullah Gülen liderliğindeki Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) uzun süreden beri üyesi olması.

Fakat Ömer Adsız kim? Kamuya acık kaynaklar Ömer Adsız’ın kimliğiyle ilgili geniş bir çerçeve çizmeye imkân veriyor. Öncesinde çalıştığı PETKİM Şirketi’nde yayınlanan biyografisine göre Ömer Adsız 1979 yılında Türkiye’de doğdu. Türkiye’de okulu bitirdikten sonra ABD’ye lisansüstü eğitim almaya gitti ve sırasıyla New York Üniversitesi’nce finans ve Philedelphia Üniversitesi’nce uluslararası ticaret hukuku masterı yaptı. Adsız’ın biyografisi, 2007 ve 2010 yılları arasında New York’ta avukat olarak çalıştığını belirtiyor. Bu surede Adsız bazı Türk-Amerikan organizasyonlarında da görev yapıyor. 2011’de Azeri enerji devi SOCAR Şirketi’ne hukuk danışmanı olarak katılıyor. (Atsız’ın biyografisinin yayınlandığı PETKIM şirketi SOCAR tarafından satın alınmış bir şirket)

2016’da Adsız SOCAR’da basamakları hızlıca yükseliyor ve şirketin Türkiye ayağının Halkla İlişkiler Müdürü oluyor. Fakat o sene kariyeri keskin bir düşüş yaşıyor, çünkü 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin basarisiz olmasıyla Türk Hükûmeti, darbenin arkasında olan FETÖ mensubu kişiler için geniş çaplı soruşturmalar başlatıyor.

Bu süreçte Adsız SOCAR’daki görevinden istifa ediyor. Türk ve Azeri haber kanallarına göre SOCAR’da o dönemde FETÖ’cü olduğu bilinen çalışanların kovulması süreci yaşanıyor. Adsız’ın bu süreçte görevini bırakması muhtemelen FETO ile ilişki olduğunun bir göstergesi.

Kampanya bağışları kayıtları da bu şüpheyi güçlendiren nitelikte. 2006 yılında Adsız Hillary Clinton’ın Senato seçimlerindeki kampanyasına toplam 630 dolar tutarındaki iki mütevazi bağış yapıyor. Bağış kaydında Adsız kendini “Golden Meadow Cultural Foundation” isimli FETÖ ile bağlantılı Longa Island’da aktif bir Amerikan kültür vakfında çalışan halkla ilişkiler sorumlusu olarak tanıtıyor. Söz konusu vakıf yerel politikacılarla temas kuran ve yer yer FETÖ elebaşının propagandası yapan bir kuruluş.

250.000$’lik bir bağış: nasıl ve neden?

Amerika’da sadece oldukça küçük bir grup insan altı figürlü meblağlarda politik bağış yapıyor. Ve bu insanların çoğu da ya uzun yıllardır bu konuda ticari menfaatleri olan, ya da bilinen partizan duruşlara sahip olan, ya da her iki özelliğe de sahip olan kişiler. Bilinen hiçbir ticari menfaat ya da partizan duruşa sahip olmayan Adsız ise bu açıdan hakikaten bir istisna.

Adsız 2016 öncesinde önemli makamlarda bulunduysa da su anki gelir kaynağı, tabi eğer varsa, belirsiz. Gecen sene söz konusu bağışı yaparken Secim Komitesi’ne yaptığı bildirime göre Adsız, Mar. Global Danışmanlık Limited Şirketi’nin sahibi. Şirketin kamuya açıklanan hiçbir aktivitesi yok. (Takip edilebilen hiçbir aktivitesi olmayan, paravan şirketler üzerinden politik bağışlar yapmak FETÖ’nün son dönemde sıkça kullandığı taktiklerden biri). Şirketin oldukça sınırlı sicil kayıtları Şubat 2017’de kurulduğunu gösteriyor. Atsız’ın muhtemelen güncellenmemiş olan Linkedin sayfası ise mesleğini serbest avukat olarak belirtiyor.

FETÖ, Adsız’ı kullansın ya da kullanmasın, Amerikan siyasetine yön vermek için ciddi bir çaba harcıyor. 1999 yılından beri ABD’de yasayan FETÖ elebaşı Gülen’in Türkiye’ye iadesi Türk-Amerikan ilişkilerinde temel bir mesele olarak duruyor. 2015’in son aylarında Türk Hükûmeti Washington D.C. merkezli Amsterdam & Partner Hukuk Firması ile 2.250.000$ karşılığında bu konuda bir halkla ilişkiler ve lobi kampanyası için anlaştı.

Bununla birlikte FETÖ’de de kendi kampanyasına yoğunlaştı. Amerika’daki “kar amacı gütmeyen” kuruluşu Ortak Değerler İttifakı (Lalince for Shared Values) Kongre ve Dışişleri Bakanlığı nezdinde FETÖ elebaşı Gülen lehine lobi yapmak için 2016 yılından beri 580.000$ harcadı.

Cevapsız Kalan Sorular

 Adsız’ın oturum izni veya vatandaşlığa sahip olduğunu kabul edersek, yaptığı bağışlar kanuna aykırı değil. Fakat bu bağışın yapıldığı şartlar bağışın kendisini oldukça sıradışı bir hale getiriyor. Adsız’ın kamuya açık bilgilerinden bağış için kullandığı 250.000$’in kaynağının ne olduğunu anlayamıyoruz. Bunun yanında, her ne kadar Adsız’ın Cumhuriyetçi Parti yetkilileriyle biraraya gelip gelmediğini bilmesek de, cömert bağışının fark edilmediğini düşünmek mantıksız olur. Adsız’la konuyla ilgili konuşmak için kendisine ulaşmaya çalıştık, fakat ulaşamadık.

Neyse ki bu konuda Cumhuriyetçi Parti üyelerinin yararlanabileceği bir emsal var. 2015 yılında USA Today Gazetesi Senatör Kelly Ayotte’a FETÖ’ye bağlı ve finansal olarak oldukça mütevazı şartlara sahip olan biri tarafından 43.000$ bağış yapıldığını ortaya çıkarmıştı. Senatör Ayotte, bu konuda ihmali olduğunu ve bağış kaynaklarını daha dikkatli incelemesi gerektiğini belirterek söz konusu bağışı iade etmişti. Ömer Adsız’ın olayındaki şartlar da aşağı yukarı ayni, sadece bu sefer yapılan bağışın miktarı çok daha fazla. Eğer Cumhuriyetçi Parti Ulusal Komitesi Senatör Ayotte’un ortaya koyduğu emsali takip etmek istiyorsa ya yapılan bağışı iade etmeli ya da bağışın kaynağına dair ciddi bir soruşturma yürütmelidir.

Kaynak: CREW

Videolar

FETÖ'de Bugün

Özel Dosyalar

Özel Haberler